Hosgeldiniz
Ben Kimim?

C.V.
Bilgi paylaþtýkça çoðalýr.Ýþte ispatý,
bende var bir elma, sende var bir elma, gel elmalarý deðiþelim; bende var bir elma, sende var bir elma.

Þimdi bende var bir bilgi, sende de var bir bilgi, gel bilgileri deðiþelim; bende oldu iki bilgi, sende oldu iki bilgi.Nasýl güzel deðilmi?...

Ben bilgilerimi ortaya koyuyorum benimle bilgi zengini olmak istermisiniz?..



Kategoriler


Site nasýl olmuþ?
Daha iyi olabilirdi
Ýdare eder
Güzel
Süper
Süper ötesi...
     
Anket
Yapay Zeka 2
8 Yil öncesi . . .
yapay zeka ai artificial intelligent

Daha önce sizlerle paylaşmış olduğum yapay zeka ile ilgili yazımı güncellemek istedim. Şimdi beynimizin Muhakeme işlemini nasıl gerçekleştirdiğini detaylarıyla anlatmak istiyorum.

Beyin, hayal etme yeteneğine de sahiptir ve hayal, düşünmenin temel elemanlarından birisidir. Denetimli hayale, ?muhakeme? deriz. Bir muhakemenin gerçekleştirilmesi için öncelikle ilgili veriler, beklenen sonuca ait bir boş küme (hayal kümesi) ve bu boş kümeye atanan değerler ile verilerin uygunluğunu karşılaştıracak uygun bir sorgu yöntemi gereklidir. Verili durum kümesi ve hayal kümesi, birlikte bir ?olay kümesi? oluştururlar ki, işte bu olay kendi yarattığımız ?fikir?dir. Düşünme eyleminin temeli hayaldir. Doğası gereği denetimsizdir. Kafamızda bir sahne (mekan) üretip onu rasgele olaylarla doldurup eğleniriz. Eğer bu sahnedeki olayların gerçeğe uygunluğunu denetlemeye başlarsak, düşünüyoruz, muhakeme yapıyoruz demektir. (küme, bir figürün taşıdığı çok sayıda fon öğelerini ifade eder).

Muhakemede, hayal kümesi ile mevcut veriler kümesi arasındaki her uyumsuzluk bir ?engel? olarak algılanır ve her engel için yeni bir hayal kümesi oluşturularak verilere en uygun şekilde doldurulmaya çalışılır. İnsan beyninde işte bu ?her engel?in sayısı 6-7?yi aşamamaktadır. İnsan beyninin muhakemedeki doğal sınırıdır bu. Bu işlemler sanki özel bir odada yapılır ve odada ancak 6-7 kişilik yer vardır. Sekizinci eklenince birinci çıkar. Fakat bilgisayarda bu açıdan bizi sınırlayan sadece ram kapasitesi ve zamandan ibarettir. Mevcut veriler ile hayal kümesinin uygunluğu ise, biraz ?özel? yöntemlerle sorgulanmalıdır. Yöntemlerde, ?soru üretmek? önemli bir yer tutar. İşte size uğraşacak bir konu. Hem muhakeme, hem de gelecek tasarımı (boş küme aynı zamanda beklentimiz demektir) sorunlarını aynı anda çözebilecek olan bu algoritmayı kim önce yazacak bakalım!

Beynimizin, işlem yaparken fikirlere ve fon ögelerine atadığı çeşitli önem ve ağırlık değerleri vardır. Bunların çoğu duygularla ilgilidir ama, salt düşünce ile ilgili olarak da kullanılır bu değerler. Bu değerler ve ağırlıkların seçilmesi, her konu için pratik olarak yapılabilir. Örneğin, bir konuda (mesela teorik bir konu ise) bilimsel yayınlar üzerinde araştırma yapacak olan bir program, seçtiğimiz değerlere göre lise düzeyinde bir ödev veya doktora düzeyinde bir makale üretebilir.

Diğer yandan, beyin aldığı bir bilgiyi olur olmaz heryere kaydederek bir israf örneği de sergiler. Algılanan bir olayın görsel, işitsel, dokunsal vb. yönleri, eşlik eden anılar, uyardığı duygular ayrı ayrı ilgili yerlerde (ilgili alan figür, diğerleri fon olarak-figür değişiklikleri ile) depolanırlar. Bu durum hatırlama açısından bazı avantajlar sağlasa da, bilgisayarda bizim böyle bir israfa izin vermemiz gerekmez. Nöral saklama açısından beyin kendi en iyi yöntemini geliştirmiş olabilir. Bizim, elektronik saklama açısından en iyi yöntemi geliştirmemiz gerekir.

Görüldüğü gibi, şimdiye kadar yapay zeka konusunda geliştirdiğimiz yapay sinir ağları, bulanık mantık, yeni diller, yeni algoritma düzenlemeleri gibi yöntemlerin dışında daha radikal yaklaşımlar tanımlamamız ve bunlara göre çözümler üretmemiz gerekmektedir. İhtiyacımız olan, bilgilerden kesin sonuçlara ulaşmak değildir. Matematiksel kesinlik sağlayan programları zaten kullanıyoruz. Hatta teorem ispatları bile yaptırabiliyoruz bilgisayara. Bunları daha da geliştireceğiz elbette. Ama asıl ihtiyacımız olan, elimizdeki bilgileri kullanarak bize yeni yöntemler önerecek, hipotezler ve teoremler oluşturacak, yeni yargılar oluşturacak, yeni yaklaşımlar sunacak, keşifler yapacak, deneyler ve gözlemler tasarlayıp bize önerecek bir programdır. Kesinlik gereken durumlarda ayrı bir birim olarak biz diğer programları kullanabiliriz. Ya da gerekli çevre birimlerini ekleyerek istediğimiz amaç için yapay zekamızı modifiye edebiliriz. Daha teknik konuşursak, insandaki 6-7 birimlik ?çok kısa süreli hafıza? yerine belki 100 birim kullanan, benzerliklerde insan beyninden daha düşük yaklaşıklık değerleri kullanabilen (daha fazla sayıda alt-kavramlar), refleks kalıplarındaki sızıntı oranları ayarlanabilen (deha, reflekslerdeki yırtıklardan fışkırır) bir zihin yapısı oluşturmak bu ihtiyacı karşılamaya yetecektir. Bu tür bir yapı için ise, beyinden kopya çekmemiz gerekmektedir.

Beyinden kopya çekebilmek için aşmamız gereken bir zorluk vardır. Beynin çalışmasını anlamamızı engelleyen, kullandığımız dilden kaynaklanan yapay bir zorluktur bu. Bu yapay zorluk, yeryüzündeki her dilde bulunan eş anlamlı ve bulanık anlamlı sayısız kavramın beynimize maledilerek içinden çıkılmaz bir kargaşa oluşturmasıdır. Aşağıdaki sözcüklerin gerçekten tam anlamlarının bilinip bilinmediğini, bir Türkçe sözlüğe bakarak test edin bakalım: Akıl, Zihin, Bilinç, Zeka, Fikir, Kavram, Uzay, Zaman, Muhakeme, Hayal, Çağrışım, Algı, Şuur, İdrak, Anlam, Dikkat, Sezgi, Genelleme, Sanı, Ayrım, İlgi, İçgüdü, İstek, Sempati, ve duygulanımın tüm çeşitleri...

Zihinsel sürece uygun bir yapay zeka modelinin sorunları az değil. Bilgisayar ?zamanı? tanır ama, mutlaka gerekli olan ?mekanı? ona (3D gibi ağır yükler yüklemeden) nasıl tanıtacağız? Şartlı refleksleri üzerine bina edeceğimiz doğal refleksler (elektronik refleksler mesela) var mı? Programın her parçasına özgü sorgu tiplerini birbiri ile uyumlu çalıştırabilecekmiyiz? Sonuçta ortaya çıkacak bilgi kümesi hangi noktada hafıza sınırlarımızı zorlamaya başlayacak? Artık gerekmeyen bilgileri ?unutma? olayının ince ayarlarını verimliliği aksatmadan ne ölçüde yapabileceğiz?

Bu makalede anlatılanların, zihinsel süreçler konusuna yabancı okurlar tarafından kolay anlaşılamayacağını biliyorum. Fakat yapay zeka ile ciddi olarak ilgilenen herkesin, beynin çalışmasından bir model olarak yararlanması gerektiğini düşünüyorum. Zihinsel süreçlerle ilgili yukarıda belirtmeye çalıştığım metodoloji ve tezler, e-kitap olarak yayına hazırladığım ?Düşünen Hayvan ? Bir Canlılar Psikolojisi Denemesi? adlı çalışmamda geniş bir şekilde incelenmektedir. Kitabın yayınlanmasına kadar ilgilenenler aşağıdaki e-posta adresimden bana ulaşabilirler.

Ha gayret arkadaşlar! Belki bilim dünyasında örneği bol bulunan çıkmaz yollardan birisi de bu yaklaşımdır. Ama bir yolun çıkmaz olduğunun anlaşılması bile bir ilerlemedir. Yapay zeka?ya bu yöntemle yaklaşımı şirin bulacak arkadaşlara başarı ve bol şans diliyorum.

Benimle Kalın

                    Toplam Puan:20

YORUMLAR Yorum Yaz